Eki
17

İnanmadin - Ahmet Selçuk İlkan

Yüreginin cöllerine
Nehir oldum inanmadin
Saclarinin tellerine
Esir oldum inanmadin

Ben ki asi boyun egmez
Benki cilgin söz dinlemez
Senin icin hemde kac kez
Yaslar döktum inanmadin

İnanmadin ne yapayim
Sensizlikmis senden payim
Tanrimisinki tapayim
Sevdim seni inanmadin

Diz cökerken daglar bana
Simdi taslar aglar bana
Hayatimda birtek sana
Yenik düstüm inanmadin

Sen kavgamin tek galibi
Sen gönlümün tek sahibi
Sana uysal cocuk gibi
Teslim oldum inanmadin

Yere serdin gururumu
Hice saydin onurumu
Kucakladim umudumu
Kostum sana inanmadin

Yasak koydum su kalbime
Ne gecdiki ah elime
Baglanmakmi ne kelime
Üldüm sana inanmadin

Bana geri ver islanmamis gülen gözlerimi
Bana geri ver kararmamis guzel günlerimi
Bana geri ver tükenmemis büyük sevgileri
Her seyi geri ver
Eki
56

İkimiz Aynı Gün Doğmuşuz - Ahmet Selçuk İlkan

İkimiz aynı günde doğmuşuz
Birimiz kuş tüyü  bir yatakta
Birimiz acıların kucağında
Birimizin doğar doğmaz üç doktor kesmiş göbeğini
Birimizin kendi anası
Birimize  günlerce  zevk mutluluk emzirmişler
Birimize yokluk  acı ve sefalet

Birimiz oyuncaklar kırdı gün aşırı
Birimiz sadece kendi umutlarını
Birimiz daha beş yaşında çekti ayazı içine
Sokak sokak gazete sattı
Otobüs kuyruğunda nane şekeri
Vapur iskelesinde kağıt helva
Araba camları sildi simit sattı karda kışta ayazda
Birimizin aklı bir karış havada

İkimiz aynı gün okula başlamışız
Birimiz şehrin en pahalı kolejinde
Birimiz bir mahalle mektebinde
Birimizin evinde özel günler, özel öğretmenler
Birimizin evinde yaşanmamış
Gün görmemiş en acı dersler

Ve yıllar sonrası birimizin elinde yaldızlı diplomalar
Birimiz ortaokuldan terk
Ve hayatı boyunca tek

İkimiz aynı günde gurbete çıkmışız
Birimiz avrupa'ya tahsile
Birimiz askere
Birimize adam oldu dediler alkış tuttular
Birimizi hep yok saydılar ve de unuttular

Birimiz hep ev değiştirdi, dost değiştirdi, sevgili
Değiştirdi
Tıpkı gömlek değiştirir gibi
Birimiz ne değişti ne değiştirdi sevdiklerini
Bir saatli bomba gibi gömdü içine çektiklerini

Ama birgün
Ama birgün ikimiz de öleceğiz
Elbette senin  mezarın mermerden olacak
Benimkisi şüphesiz meçhul kalacak
Ama unutma
Sakın unutma dostum
Senin tanrıya borcun
Benimse hep alacağım olacak
Eki
33

Sen Vurdun Da - Ahmet Selçuk İlkan

Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Yasaklar koydun
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara
Yağmurlu havalara
Bu kasvetli akşamlara darılmazdım
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere kırılmazdım
Kalanlara acımazdım
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı
Biliyorsun
Bütün acılarına yeşil ışık yaktım olmadı
Bütün korkularına arka çıktım olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı
Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını daya sırtıma
Titrersem namerdim
Sen vurdun da ben ölmedim mi
Eki
01

O Adam Benim - Ahmet Selçuk İlkan

Bir yabanci gibi bakma yuzume
Birzaman sevdigin o adam benim
Gecmisi bir dusun donup maziye
Unuttum dedigin o adam benim

Bir heves sanipta duygularimi
Bir masal sanipta umutlarimi
Geriye veripte mektuplarimi
Maziye gomdugun o adam benim

Ne kadar kucukmus dunya dedigin
Senide soldurmus gonul verdigin
Bir zaman askida gulup gecdigin
Terkedip gittigin o adam benim

Oyle uzak durma yanima yaklas
Tanidik yuzume bak yavas yavas
Birakta suzulsun gozlerimden yas
Terkedip gittigin unuttum dedigin
Maziye gomdugun o adam benim
Eki
35

Kumkapı - Ahmet Selçuk İlkan

İstanbul'a yolun düşerse bir gün
Gel de bitirelim kalan hesabı
Mekanım hep aynı gittin gideli
Ya çiçek pasajı ya da kumkapı

Bütün kadehlere çizdim resmini
Bütün masalara yazdım ismini
Gelince saçından tanırlar seni
Ya çiçek pasajı ya da kumkapı

Olmadı olamaz bu aşkın sonu
Anılar koluma takar kolunu
Adımlarım şaşmaz bilir yolunu
Ya çiçek pasajı ya da kumkapı

Her gece orada yaşlı kemancı
Çalar şarkımızı hep acı acı
Ne zaman gelirsen yerin baştacı
Ya çiçek pasajı ya da kumkapı

Biri geldiğin yer, biri gittiğin
Biri ümit, biri ecel verdiğin
Adresim herkesten iyi bildiğin
Ya çiçek pasajı ya da kumkapı

Kadehler kırılır orada her gece
Anılar depreşir orda her gece
Yıllanmış aşığın orda her gece
Ya çiçek pasajı ya da kumkapı

Eki
09

Gözlerin Kal Diyor - Ahmet Selçuk İlkan

Bu nasıl ayrılık bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor dudakların git

Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git

Bu romanda biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Şarkılar kal diyor dudakların git
Eki
43

Bu Şehir Ve Sen - Ahmet Selçuk İlkan

Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıp ta gittiniz bu şehir ve sen
Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıp ta gittiniz bu şehir ve sen
Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıp ta gittiğiz bu şehir ve sen
Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıp da gittiniz bu şehir ve sen
Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Kaçıp da gittiniz bu şehir ve sen
Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Her şeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi son bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen
Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen
Kaybolup gittiniz bu şehir ve sen

Eki
16

Bak Bir Erkek Ağlıyor - Ahmet Selçuk İlkan

Son mektubun elimde
Bana veda etmişsin
Ayrılırken herkese
Her şey bitti demişsin

Duydum da inanmadım
Aşka gülüp geçmişsin
Benimkisi aşk değil
Bir oyundu demişsin

Zafer senin zaferin
Eser senin eserin
Sevin ey zalim sevin
Bak bir erkek ağlıyor

Geceden ta sabaha
Resmine baka baka
Hayatında ilk defa
Bak bir erkek ağlıyor
Eki
52

Ayrılıkların Şairi - Ahmet Selçuk İlkan

Ben ayrılıkların şairi
Yalnızların ozanıyım
Sen masallar okurken daha
Ben acıların yazanıyım

Haklısın aramızda dağlar denizler var
Haklısın aramızda uçurumlar
Senin sevdaların üç günlük masal
Benim sevdalarım allahıma kadar

Elma şekeri mi sandın aşkı
Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı
Hele bir kırılsın feleğin çarkı
İşte ben o zaman görürüm seni

Hala tahta masalara yazıyorsam adını
Aşk kitaplarında arıyorsam tarifi aşkın
Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni
Ve ıslak mendillere siliyorsam gözyaşlarımı
Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından
Bana sor ayrılığı- yalnızlığı bana sor diye haykırıyorsam
Ve sabahçı kahvelerinde bir çay gibi demliyorsam hasretini
Ve inadına  özlüyorsam o çaykarası gözlerini

Bu benim ilk aldanışım değil
Bu benim son yıkılışım değil
Bırak bu sahte gözyaşlarını
Üzülme benim için üzülme
Üzülme bu son için üzülme
Ben yeterim kendime

Varsında bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde
Varsında her gece bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim
Varsında bir daha değmesin ellerime ellerin
Asla pişman değilim

Hatırla bir adam diyordun hatırla
Ömür boyu sevsin beni ömür boyu
İşte o deli
İşte o çılgın
İşte o adam benim
Çünkü ben
Aşkı ölümsüz bilenlerdenim